23.08.2004
zaman: 23 ağustos 2004 ( 22:40)
mekan: ev
müzik : anathema – a natural disaster
powderfinger – odyssey number five
nerden başlamalı ?
uzun süre oldu yazmayalı...
aslında amacım size gelişmeleri anlatmak....
sanatsal içerikli, derin konularla ilgili, yaralarla ilgili, kırılgan meleksi
bir yazı olmayacak bu sefer...
tabiki ilerleyen satırlarda kendimi kaybedebilirim... çünkü bu benim yazım... bu
benim burcum...bu benim müziğim.... benim hayallerim.... bir de siz varsınız
diğer uçta... okuyorsanız istiyorsunuz demektir...
sizden kaçıp şarkı yapıp size çalmak, size yollamak ilginç bir duygu...
size yazmak da bir o kadar ilginç...
benim sevgili düşmanlarım.... [ o kadar çoktunuz ki...;) ]
hala ne bok yediğimizi ve neden şu kahrolası albümün bitmediğini merak
ettiğinizi biliyorum....bir kayıt günlüğü tutmayı o kadar isterdim ki !...
nerde kaldı? diyenlere göstermek için...
albümün hikayesini anlatıyorum, hatırlayabildiğim kadarıyla:
ilk olarak sertanın davul kayıtlarıyla başladık. sanırım ocak ayıydı. kendi
stüdyomuzda olmadığımızdan bir günde bitmesi gerekiyordu. ilk olarak beş yeni
şarkıyı, ardından da belki ilerde kullanılır diye “siyah” ve “aç kanatlarını”
parçalarını da kaydetmiştik çıkmadan hemen önce.
sertan o gün 10 saat civarı usanmadan davul çalmıştı bu arada bir de zil
kırmıştı :) bir şekilde gidip yenisini edinmiştim ve kayıda devam edebilmiştik.
aynı gün batu, 1-2 saatini şişli’de sertan için pasta börek arayak geçirmişti.
ne günlerdi :) sonuçta davul kayıtlarını sorunsuz atlattık....
2-3 ay sonrasında batunun bas kayıtlarını yaptık...fazla yorulmamıştık diye
hatırlıyorum...çok uzun da sürmemişti... playstation oynayıp duruyoduk...bizi
bekleyen kabusun bilincinde değilmişiz :)
aradaki 2-3 ayda neler yaptık ? sanırım iki konser verdik. bunun dışında, albüm
kalitesini kendi stüdyomuzda yakalayabilmemiz için gereken birkaç ekipmanın
amerikadan getirtilmesiyle uğraştık. o aletlerin buraya nasıl geldiğini
anlatmaya kalkmıycam, hatırlamak istemiyorum. bu arada tabiki sponsor
bulamamıştık ama en azından uğraşmıştık. okan’ın hazırladığı promo cdleri birkaç
yere dağıtmıştık. bu sırada zaman hızlı bir şekilde geçiyordu, bir yandan da
çalkantılı hayatlarımızı sürdürmemiz gerekiyordu :)
en önemli gelişme ise “siyah” şarkısına çekilen klipti. i.ü. de okuyan geleceğin
ünlü yönetmeni;) iran asıllı emir khalilzadeh adlı arkadaştan iyi bir teklif
aldık. onun da bizim de ilk klip çalışmamız oldu. i.ü. platosunda, kendi
stüdyomuzda ve tüyap’ın otoparkında çekimler yaptık. ortaya çıkan iş bizi tatmin
etti. böylece albümde siyah’ın yeni bir kaydının da bulunması da şart oldu.
haziran ayında rockistanbul’da çaldık. güzel bir konser olarak kalacak aklımda.
başka ne yaptık hatırlayamıyorum.
temmuz başından itibaren stüdyoda okan’la askeri bir yaşam tarzı benimsedik.
maddi manevi imkanlar elverdiğince orada olmaya çalıştık. uykusuz geceler, ton
ayarları, dinleme, başa alma, tekrar dinleme, karşılaştırmalar, kararlar,
editler, planlar, hayaller, çay-kahve-lahmacun-pötibör dörtlüsünden oluşan
beslenme alışkanlığımız, histerik gülme krizleri ayrıca bir kaç yıl yaşlanmamız
da bu döneme rastlıyor. bu arada batu kendi evine geçmişti, yeni düzenini
kuruyordu. sertan ise diğer müzik çalışmalarını devam ettiriyordu. kayıtlar yeni
yeni verimli bir şekilde yürümeye başlamıştı. bu arada ben erman’la kapak
tasarımı için buluşuyordum. klibin kurgusu da o günlerde yapılmıştı. bir gece
hakan, ben ve duygu sabahlamıştık, çok hızlı olmamız gerekiyordu, oldukça
yıpratıcıydı. neyse ki hararetli tartışmalarımız sayesinde uykumuz hiç
gelmemişti :) daha önce dediğim gibi, ortaya çıkan ürün bizi tatmin etti. emir,
hakan, duygu, seray büyük emek sarfettiler bu klip olayı için ve diğer
arkadaşlar tabi. hepsine albümde teşekkür edilecektir. yapabileceğimizin en
iyisini yapmıştık. önümüzdeki günlerde son rötuşlar için emir’le tekrar kurguya
gireceğiz.
temmuz sonu ya da ağustos başında okan’ın gitar kayıtlarına başladık. evet,
gitar kayıtlarına özendiğimiz doğrudur:) gitar tonları ve performanslarının iyi
olmaları için fazla uğraşıyoruz çünkü tek isteğimiz bu albümün kalıcı bir albüm
olması. ve ayrıntılar aslında o kadar önemli ki...sanırım hissedeceksiniz...
o günlerde okan iki şarkının gitarlarını kaydetti, ardından teknik olarak
yakaladığımız bir fırsat yüzünden vokal kayıtlarına başladık, [açıklamak
isterdim ama gizli kalsa daha iyi olacak:) ]
neyse, son durum şöyle:
vokal kayıtları eylül başında bitmiş olacak ardından okan kalan dört şarkının
gitarlarını kaydedecek ve bazı şarkılar için düşündüğümüz elektronik bölümlerin
partisyonları yazılacak. yani kayıtlarla ilgili herşey eylül sonlarında bitmiş
olacak. bundan sonra işin mix ve mastering kısmı kalıyor. çok uzun süreceğini
düşünmüyoruz. ama bu işte ne düşündüğünün hiçbir önemi yok, bunu anladık.
elinden geleni yapsan da senin dışında bir sürü olay gelişiyor. yine de ekim ayı
içinde albüm bitmiş olacak diye bakıyoruz. asıl macera ise ondan sonra
başlayacak, menajer ve firma aranacak ve albümün dağıtımı sağlanacak. bu arada
belki de ben anadolunun bir köşesinde omzumda silah, yeni şarkıların sözlerini
düşünüyor olacağım...kimbilir...belki de benim için iyi olacak...
sonuç olarak,
her işin altından kendimiz kalkmaya çalıştığımız için işler yavaş ilerliyor.
artık tek derdimiz bu albümü bir şekilde bitirebilmek (bunun yanında kapak
tasarımı ve yeni site tasarımı). hayat hiç bu kadar sert olmamıştı, buna rağmen
müzik yapmaya çalışmak delilik. umarım herşey iyi gider ve ileride daha
profesyonel çalışabiliriz. daha büyük prodüksiyonlar gerçekleştiririz.
inanmak şart ama ter dökmeden hiçbir işe yaramıyor...
birgün karşılığını alacağımızı umuyorum...
görüşürüz,
orkun